Ana Sayfa Sayılar Sipariş Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Kaleii Mzesi
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 
ANMED Sayı: 2007-5
 
Alanya ve Çevresinde Bizans Araştırmaları 2006
Sema DOĞAN
 

Antalya İli ve İlçelerinde sürdürdüğümüz Bizans Dönemi araştırmalarının 2006 yılı arazi çalışması, 28.08- 15.09.2006 tarihleri arasında yapılmıştır. 2004 yılından itibaren Alanya İlçe sınırları içindeki köylerde ve beldelerde odaklanan yüzey araştırmalarımızda bu yıl, 15 yerleşim ve yapıda incelemelerde bulunulmuştur. Çalışmalarımız, AKMED (Suna - İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü), DÖSİMM (Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü), DAKTAV (Doğu Akdeniz Kültür ve Tarih Araştırmaları Vakfı) ile Alanya Belediyesi’nin ödenekleri ve sponsorluğunda gerçekleştirilmiştir.

Bu yıl araştırmalarımız öncelikle Alanya’nın Konaklı beldesine (antik adıyla Aunesis) bağlı köylerde yoğunlaşmıştır. Bunlardan ilki Toslak Köyü’ndeki kilise ve yerleşimdir. 60-65 m. kotta yer alan kilise, doğu-batı doğrultusunda bazilikal planlı ve boyutlarına göre olasılıkla üç neflidir. Örtü sistemi mevcut olmayan yapının doğusu içte ve dışta yarım daire planlı apsisli, batısı nartekslidir (Plan 1). Nartekse iki kapı açıklığı ile girilmekte olup, kuzey ve güneyde birer mekan ile yapıdan dışa taşkın bir plan oluşturur. Narteksten naosa geçiş sağlayan üç kapı açıklığı, olasılıkla orta ve yan neflere açılmaktadır. Naos 17.84x23.29 m., narteks 6.14x30.20 m. boyutlarındadır. Yapının içi yıkıntı taşlarla dolmuş olduğundan nefleri ayıran stylobata ilişkin veri görülememektedir. Kuzeydoğusunda, doğusu içte ve dışta yarım daire biçimli apsisli, tek mekanlı 5.30x6.54 m. boyutlarındaki bir ek şapele kuzey yan nefin doğusundaki bir kapıdan geçilir. Ana apsis duvarı dışta bir subasman ile güçlendirilmiştir. Eğimli kotta inşa edilmiş kilisenin kuzey cephesinde pencere açıklığı bulunmamasına karşın, doğuda apsisin ekseninde bir, güney yan nefin doğu duvarında bir, güneyde üç pencere açıklığı ile naosun aydınlatılması sağlanır. Yapının duvarları, bölgede yaygın olan düzensiz kesme taş ile kayrak taşlarından örme tekniğindedir.

Kilisenin güneydoğusundaki tepe üzerinde bir dış duvarla sınırlanan, içte birbirine eklenen kare ve dörtgen planlı mekanların oluşturduğu yerleşim olarak tanımladığımız yapı topluluğu 80 m. kottadır. İçinde iki zeytinyağ/şarap işliği bulunan yerleşimde beşik tonozlu bir mekan belirlenmiştir (Plan 2). 29.50x41.20 m. boyutlarında bir alanda yer alan yerleşimin çevresinde eğimli arazideki teraslarda günümüzde de tarım yapıldığı izlenir. Çiftlik evi olarak nitelediğimiz yapı topluluğunu barındıran tepenin güneyindeki diğer tepede benzer bir yerleşime ait duvar izleri ile iki zeytinyağ/şarap işliğinin baskı kolu yuvaları bulunur. Zemin toprak ve yıkıntı taşlarla dolmuş olduğundan işliklerde zeytinyağı mı yoksa şarap mı üretildiklerini belirleyici işlik malzemeleri görülememektedir. Toslak’taki mimari veriler, kalabalık bir topluluğun ibadetine olanak sağlayacak boyuttaki kilisenin yakın çevresinde evlerin ve yaşayan nüfusun varlığına işaret eder.

Toslak ve Emişbeleni arasında, yerli halkın Akkale olarak adlandırdığı yapı topluluğu Yerleşim, şapel ve mezar yapısı içermektedir. Birbirine bitişen mekanlardan oluşan yerleşimde yer alan iki katlı yaşama birimi, bir zeytinyağ/ şarap işliği ile tek mekanlı, doğusu içte ve dışta yarım daire biçimli apsisli bir şapel, burada yaşayan topluluğun gereksinimlerini karşılar niteliktedir. Boyutları 29.45x24.35 m. olan yerleşimde şapelin boyutları 4.44x6.89 m.’dir. Yapı topluluğunun çevresinde tarıma ilişkin teraslama, üretimin ve gündelik yaşamın verileridir. Bu yapıların yanında 2.94x5.90 m. boyutlarında, dikdörtgen planlı tonozlu bir mezar yapısı ile bitişiğinde 1.7x3.6 m. boyutlarındaki bir mekan, mezarın önemli bir kişiye ait olduğu düşüncesini akla getirir.

Çevresinde dağlarla sınırlanan vadide, yaklaşık 163 m. kot ta bulunan yapı topluluğunun yakınında tek bir mekanı günümüze gelebilen benzer bir yerleşim birimi daha vardır. Duvar malzemesine göre diğer yapılardan daha önce yapıldığı anlaşılan yapı 5.21x9.95 m. boyutlarında dikdörtgen planlıdır. Bitişik bir mekanın duvarlarına ait izler, çevrede tarım yapılan teraslar burada da benzer bir çiftlik evi olduğunu ortaya koyar.

Aynı vadide birbirini gören bu yapıların üçüncüsü küçük bir tepe üzerindeki duvar kalıntıları ile belirgindir. Plan veremeyecek derecede yıkılmış olduğundan ölçüm yapılamamıştır. Ancak benzer duvar malzemesi ve tekniği ile seramik buluntular burada da yerleşim olduğunu ortaya koyar.

Konaklı beldesine bağlı Elikesik Köyü’nde 380 m. kotta bir şapel, yukarısında 430 m. kotta bir yapı ile daha alçak tepe üzerinde 188 m. kotta bir çiftlik evi bölgenin yerleşim özelliklerini taşır. Şapel, 2.06x4.64 m. boyutlarında, doğu-batı doğrultusunda tek mekanlı, doğusu içte ve dışta yarım daire planlı apsislidir. Yapıya giriş batıdan sağlanmaktadır; doğu ve güney duvarlarda birer pencere açıklığı ile aydınlatılmıştır. Kuzey duvarda iki dörtgen niş yer alır. Örtü sistemi var olmayan yapı, olasılıkla beşik tonoz ile örtülüdür. Yapının içi duvar resimleriyle bezenmiştir; resimler zarar görmüş olduğundan sahnelerin belirlenememesine karşın, yer yer bitkisel bezeme motifleri izlenebilir.

Şapelin yukarısındaki yapı, birbirine bitişik mekanların oluşturduğu plan tipindeki yerleşim özellikleri gösterir. Birbirine kapı geçişiyle bağlı olan iki mekandan ayakta olan birim 3.95x10.55 m. boyutlarındadır; tonoz örtü sistemi ve duvarlarının malzeme-tekniği ile daha özenli bir işçilik sergiler. Buna bağlı diğer mekan 8.94x9.81 m. boyutlarındadır; daha kalitesiz duvar işçiliği ile sonradan eklenmiş izlenimi yaratır. İki mekan arasındaki kapılarda kütlesel lentolar dikkati çeker.

Bu yapıların bulunduğu tepenin güneyinde 190 m. kottaki tepede yer alan bir başka yerleşim, Ortaçağ’da Aunesis/Konaklı’da kırsal yaşamın yoğunluğunu ortaya koyar. Bir dış duvarla sınırlanan, 27.20x30.54 m. boyutlarındaki alan içinde birbirine eklenen mekanlar, iki zeytinyağ/şarap işliği ve çevresindeki tarım terasları ile çiftlik evi olarak nitelediğimiz yerleşim, bölgedeki diğer örneklerle bütünlük oluşturur.

Aynı mevkide sahilde yer alan 5-6 m. kottaki bir hamam yapısı, plan tipi ve mimari özellikleri ile Erken Hıristiyanlık Dönemi’ne aittir. Günümüze gelen bölümleri 15.80x10.80 m. boyutlarında olan hamam, kuzey-güney yönünde birbirine paralel dört bölümlüdür (Res. 1). Akdeniz çanağı ve Dağlık Kilikia hamamları ile benzerlik gösteren Aunesis’teki hamam da tonoz örtülü mekanlar birbirine geçişlerle bağlı olup ikisinin güney duvarları geniş yarım daire biçimli nişlerle sonlanır. Duvarlarda yer yer duvar resimlerinin izleri, hamamların geleneksel süsleme anlayışını yansıtır. Batıdaki haç planını andıran nişli mekanın merkezindeki bölüm çapraz tonozla örtülüdür. Batıda ve kuzeyde günümüze gelemeyen mekanların duvarları yıkılmıştır. Duvarlarda ısıtma sistemine ilişkin pişmiş toprak borular belirgin olarak izlenmektedir. Hamamın zemini toprakla dolu olduğundan hypokaust görülememektedir. Yapının kuzeyinde bir duvar kalıntısı, olasılıkla gymnasium veya palaestrayı belirleyicidir. Hamamın doğusundaki tepe üzerinde duvar kalıntıları ve yoğun seramik buluntular burada da yapı ve yerleşimlerin varlığına işaret eder.

Alanya - Manavgat arasındaki İncekum Mevkii’nde sahilde bulunan 12-13 m. kottaki bir hamam, bu yıl incelenen sivil işlevli yapılar arasındadır. Büyük bölümü yıkılmış olan yapının güneydoğusu içte 2.66 m. ve 1.98 m. yarıçaplarında 3/4 daire biçimli birer mekandan oluşan plana sahiptir. Dışta kuzey bölüm kare, güney ise 3/4 daire planındadır. İçte kalın sıva ile kaplanmış duvarların içinde yer yer izlenen pişmiş toprak borular Hamamın ısıtma sisteminin öğeleridir. Kuzey bölümün içinde açılan nişler hamam mimarisi için karakteristiktir. Batıya doğru uzanan kemerli bir duvar, tonozlu, iki bölümlü bir mekan ile batısında nişli bir mekanı sınırlar. Bu yapıların kuzeyinde dışta dörtgen, içte dairesel planlı 2.43 m. yarıçapındaki mekana ait duvarlar kısmen günümüze gelebilmiştir. Burada da zemin toprakla dolu olup, hypokaust görülememiştir. Yapının çevresinde yüzeyde bulunan çok sayıda tesserae hamam kompleksinin opus tesselatum tekniğindeki zemin döşemesine ait verilerdir. Alanya’nın doğusunda Kargıcak beldesinde Syedra antik kenti yakınındaki 234 m. kotta bir kilise ile kıyıya yakın bir tepe üzerinde 123 m. kottaki bir çiftlik evi, Konaklı/ Aunesis’teki yerleşimleri andıran özellikler yansıtır. Kilise, oldukça büyük boyutlu, ancak tümüyle günümüze gelememiştir. Doğuda içte ve dışta yarım daire biçimli apsis ile doğu duvarların tamamı, kuzey duvarın doğu bölümü ayakta olup, güney duvarın yalnızca dış hattı izlenebilir. Batıda ise küçük bir duvar yıkıntısı kalmıştır. Naos, 14.11x28.74 m. boyutlarında restitüte edilmiştir. Kargıcak’taki yerleşim oldukça geniş bir arazide birbirine bitişik mekanların ortak bir dış duvarla sınırlandığı, kuzey-güney yönünde uzunlamasına dikdörtgen plan tipindedir. 19.25x44.21 m. boyutlarında bir alanda yer alan mekanlardan birinde iki baskı kolu yuvası ile her ikisinin önlerinde in situ ezme taşları zeytinyağ işliğine aittir (Res. 2-3). Mekanlar arasında iç avlu görünümündeki geniş bölümde günümüzde de zeytin ağaçlarının görülmesi buradaki üretimi destekler niteliktedir.

Çalışmalarımızın sonunda incelenen Iotape’deki Aşağı Kent’te Aziz Theodoros Stratelates Kilisesi, doğusundaki diğer kilise ile Yukarı Kent’teki kilisenin gelecek yıl ölçümleri yapılmak üzere krokileri çıkarılmıştır.

Yapılarda elektronik theodolit ile ülke koordinatlarına göre alınan digital ölçümler sonucunda, bilgisayar ortamında AutoCAD ve NetCAD programlarında hazırlanan plan ve kesit çizimleri, Mimar M. Bedir tarafından yapılmaktadır. Yapıların tarihlendirilmelerinde önemli bir veri olan seramikler, yüzeyden toplanarak tasnif edilip çizimleri yapılmıştır. Seramiklerin değerlendirmeleri Yrd. Doç. Dr. A. Çaylak Türker tarafından tamamlandıktan sonra, gelecek yıl bulundukları yerlere geri bırakılmak üzere Alanya Müzesi’ne teslim edilmiştir.

Önümüzdeki yıl Alanya ve çevresindeki Bizans yerleşim ve yapılarında belgeleme ve değerlendirme çalışmalarımız sürdürülecektir.

Önceki Sayfa PDF belgesi olarak a Makaleyi Yazdır