Ana Sayfa Sayılar Sipariş Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Kaleii Mzesi
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 
ANMED Sayı: 2003-1
 
Bademağacı 2001-2002
Refik DURU
 

Antalya’nın Bademağacı Beldesi yakınlarındaki Bademağacı Höyüğü’nde, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi adına, başkanlığını yaptığımız bir bilim kurulu tarafından 1993 yılında başlanan kazıların 9. dönem çalışmaları 1 Ağustos-10 Eylül 2001, 10. dönem çalışmaları da 30 Temmuz-20 Eylül 2002 tarihleri arasında sürdürülmüştür.

Höyük, Antalya’dan Burdur’a giden karayolunun 50. km.’sinde, yolun 500 m. kadar batısında, uzun çapı 200 m., kısa çapı 110 m. kadar olan, 7 m. yüksekliğinde küçük bir tepedir. Kazılar sırasında “Ana Toprak”, tepenin en yüksek noktasına göre, -9 m. dolaylarında saptandığı için, gerçek yüksekliğin 9 m. kadar olduğu ve höyüğün içinde bulunduğu küçük ovanın, son dokuz-on bin yılda 2 m. kadar dolduğu anlaşılmaktadır.

 Höyüğün kültürel sıra düzeni şöyle özetlenebilir: Tepenin kuzey yarısındaki A Açması’nda yoğunlaşan kazılardan elde edilen bilgilere göre, höyükteki yerleşmelerin İ.Ö. yak. 7000 yıllarında, Erken Neolitik Çağ’da (ENÇ) başladığı saptanmıştır. Höyükteki bu ilk yerleşme dönemi 11 yapı katı halindedir (ENÇ 9-5, 4B, 4A, 4, 3A, 3-1 yapı katları). ENÇ yerleşmelerini Geç Neolitik Çağ (GNÇ) izlemekte ve İ.Ö. yak. 5500 civarı nda höyük terk edilmektedir. Neolitik’in bitiminden uzun bir süre sonra, İ.Ö. yak. 2500’lerde, bu kez ilk Tunç Çağı (İTÇ) insanlarının höyüğe geldiği anlaşılıyor. 3 bağımsız yapı katı halindeki (İTÇ 3-1 yapı katları) bu dönem yerleşmelerinin bitiminden sonra (İ.Ö. 2200’ler), belki bir süre burada yerleşme olmamış, Orta Tunç Çağı’nda (OTÇ - İ.Ö. 2. binyılı başları) höyük yeniden iskan edilmiştir. OTÇ yerleşmelerinin mimarlık kalıntı ları çok zayıf ve anlaşılmaz durumdadır. Bu nedenle bu dönem yerleşmesi sadece çanak çömleği ile tanımlanabilmektedir.

Bugün için, kazıların yapıldığı kesimden alınan bilgilere göre, Bademağacı’nda İ.Ö. yak. 1800’lerden sonra herhangi bir yerleşme olmadığı söylenebilir. Ancak tepenin en yüksek yerinde küçük bir kilise vardır. Erken Hıristiyanlık Dönemi’ne ait bu kilisenin, höyükte değil ama, yakın çevrede bulunan yerleşmelerdeki Hıristiyanlar’a hizmet verdiği tahmin edilebilir.

Arkeolojik bulgulara gelince; ENÇ mimarlığında, kerpiç duvarlı, dikdörtgen planlı tek odalı evler çok tipiktir; kapılar uzun duvarın ortasına açılmış, kapı karşısındaki duvarın dibine fırın veya at nalı planlı büyük bir ocak yerleştirilmiştir. Çatılar düzdür. Taş hemen hiç kullanılmamı ştır. Bir duvar sıva parçası üzerinde kırmızı boya ile yapılmış süsleme bulunmuş olması önemlidir. Zira bu tür duvar süslemelerine Konya Ovası çağdaş Neolitik kültürlerinde (Çatal Höyük) rastlanmaktadır.

GNÇ’de evlerin duvar temellerinde bir sıra taş kullanılmı ş, üst kısım kerpiçle yükseltilmiştir. Duvar kalınlıktarı yer yer 1 m.’yi bulmaktadır. Mimarinin ayrıntıları konusunda fazla bilgi yoktur.

ENÇ’nin küçük buluntu bakımından çok zengin olduğu söylenemez. Ancak bol miktarda tüm kaplar ele geçmiş, ayrıca ENÇ için çok önemli bir eser türü olan, baskı mühür görünümündeki iri, kabartmalı kil pintadera’lar bulunmuştur. Bu buluntular Çatal Höyük ile Bademağacı arasındaki çağdaşlığa işaret etmesi açısından önemlidir. İTÇ yerleşmelerinde, Batı Anadolu İTÇ’sinin çok yaygın yapı tipi olan Megaron’lar ortaya çıkmaktadır. Bu dönemde tepenin doğu yamaçlarında yan yana yapılmış bir sıra “Megaron’umsu” yapı bulunmuştur. Binalar höyüğün ortasına bakacak şekilde düzenlenmiş, ortadaki geniş alan boş bırakılmıştır. Bu dönemde yerleşmenin etrafının bir surla çevrildiği ve surun dışındaki eğik yamaçların da irili ufaklı taşlarla döşendiği saptanmıştır.

İTÇ uygarlığına ait küçük buluntular arasında, gaga ağızlı testiler, kil veya taştan yapılmış damga mühürleri ve kilden idoller sayılabilir.

OTÇ yerleşmelerinin mimarlık izleri, höyüğün orta kesimlerinde, yüzeyin hemen altından gelmektedir. Bu kalıntılar çok bozuk durumda olduğu için, mimari özelliklerin ayrıntıları konusunda fazla şey söyleme olanağı yoktur. OTÇ dönemi küçük buluntuları arasında, çarkta yapılmış, keskin karın profilli derin tabaklar ve içi kırmızı haç bandla süslenmiş tabaklar tipiktir. Bu tür malzeme Batı Anadolu’nun OTÇ merkezlerinden (Beycesultan V. ve IV. tabakalar) tanınmaktadır. OTÇ buluntuları arasında kurşundan bir damga mühür ile çeşitli baş şekilli maden iğneler ilgi çekicidir.

Tepenin en yüksek yerinde bulunan Kilise, 3 neşi planda yapılmıştır. Nartex kısmı tamamen bozulmuş durumdaki yapıda, yer yer iri boyda, kireç taşı bloklar kullanılmıştır. Kilise’nin tabanına ait döşeme taşlarına ya da mozaiklere rastlanılmamış olduğunu belirtmek istiyoruz. Bademağacı’ndaki araştırmalar sırasında, Hıristiyanlı k Dönemi’ne ait olabilecek herhangi bir eser veya keramik bulunmamıştır.

Son 10 yıl içinde kazıların yapıldığı yaklaşık 3000 metre karelik alanın etrafı kafes teli ile çevrilerek, taşınmaz eserler korumaya alınmıştır. Ayrıca Neolitik Çağ’ın kerpiç duvarlı evleriyle, İTÇ’nin kuru taşla örülmüş duvarlı evlerinin üzerileri örtülerek olanaklar ölçüsünde yıkılmalarının önlenmesine çalışılmaktadır.

Önceki Sayfa PDF belgesi olarak a Makaleyi Yazdır