Ana Sayfa Sayılar Sipariş Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Akmed Adalya Web Site
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 
ANMED Sayı: 2003-1
 
Bademağacı Kazıları 2003
Refik DURU
 

Bademağacı Höyüğü kazılarının 11. dönem çalışmaları 1 Ağustos - 8 Eylül 2003 tarihleri arasında sürdürüldü. Çalışma Kurulu Başkanı yardımcılığını İÜ Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr.Gülsün Umurtak'ın yaptığı kazıların harcamaları, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, İstanbul Üniversitesi Araştırma Fonu Başkanlığı, DÖSİM ve Türk Tarih Kurumu Başkanlığının sağladığı ödeneklerden karşılandı. ULUSOY Otobüs İşletmesi ile Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TURSAB) Başkanlığı da çalışmalarımıza destek sağladılar. Kazıya katkı yapan herkese içten teşekkürlerimi sunuyorum.

 Bu dönemde "A Açması" olarak isimlendirilen kazı alanın kuzey ve güneydoğu kenarlarında, daha önceki dönemlerde başlanan Erken Neolitik Çağ (ENÇ) yerleşmeleri üzerindeki çalışmalara devam edilirken 2, alanın güneyindeki İlk Tunç Çağı (İTÇ) yerleşmelerindeki araştırılmalar da geliştirildi. Ayrıca, höyüğün kuzey ucunun batısında oldukça geniş bir alanın karışık üst tabakaların kaldırılmasına başlandı ve ENÇ yerleşmelerinin düzlemine kadar inildi.

Tabakalaşma: Son kazı döneminde alınan sonuçlara göre, daha önceki yıllarda saptanan kültür sıradüzeni ve tabakalaşma durumunda önemli bir değişiklik yapılması gerekmedi. Ancak A Açması'nın güneydoğu kesiminde geçtiğimiz yıl ve bu yıl yapılan çalışmalarda alınan sonuçlar, Neolitik ve İTÇ dönemlerimde, bu kesimde höyük yüzey şeklinin, bugünkünden çok farklı olduğu anlaşıldı

 NEOLİTİK YERLEŞMELER
Mimarlık: ENÇ'nin en erken yerleşmelerin araştırıldığı açmada çalışmalar kuzeye doğru kaydırıldı ve sadece bu açmada izlenilebilen ENÇ 8 ve ENÇ 9 yapı katlarının, biraz daha geniş alanlarda araştırılması sağlandı. Buna rağmen sözü edilen yapı katlarına ait yeni mimarlık kalıntılarının, özellikle de ENÇ 8'in kireç harçlı tabanının gelişmesi öğrenilemedi. Kireçli taban sıvasının sadece dar bir alanda görülmesi, ENÇ 8 katındaki konut yoğunluğunun çok fazla olmadığına işaret ediyor olmalıdır. Bu açmada ENÇ 5-9 yerleşim katlarının az sayıdaki çanak çömleği -çç- ile bazı kemik ve taş buluntular ele geçti. Höyüğün kuzey ucundaki genişleme kazıları sırasında, geçen yıl bir bölümü ortaya çıkmış olan ENÇ 3'ün 7 numaralı evi tümüyle açıldı. Aynı kesimde -C 4-5 / III 3 plan karesinde- dış ölçüleri yak. 7 X 5 m. olan, dikdörtgen planlı yeni bir ev (8. ev) açığa çıkartıldı. Bu son yapı, Bademağacı Höyüğü'nde ilk kez görülen planda, 2 odalı olarak yapılmıştır Evin kapısı, ölçüleri içten içe 3.60X3.20 m. olan birinci odanın güney uzun duvarına açılmıştır. Kapı karşısına gelen duvarın dibine bir fırın yerleştirilmiş, kuzeybatı köşeye de bir seki/platform yapılmış, sekinin önüne kil kenarlı bir kutu konulmuştur. İkinci oda 2.40X2.20 m. boyutundadır ve birinci odadan bir ara kapı ile geçilmektedir. Bu odanın içinde herhangi bir taşınmaz eşya bulunmamış, buna karşılık çok sayıda kap kaçak, bir damga mühür, keskiler ve sayısız boncuk tanesi ele geçmiştir.

 Dikdörtgen biçimli kerpiçler kullanılarak yapılmış olan ev duvarlarının iç yüzlerinde kalın bir sıva tabakası vardır ve bir duvar parçasının koyu kırmızı boyalı olduğu saptanmıştır. Bir yangın sonucu yıkılmış olan evin sahiplerinin bir kısmının bu yangından kurtulamamış olduğu, odanın değişik yerlerinde, düzensiz şekilde yatmış durumda 2 yetişkin 7 tane de çocuk iskeletinin bulunmasından anlaşılmaktadır. Höyüğün güneydoğu eteklerinde, son üç yıldır araştırmalarına devam edilen ENÇ'ye ait 'Izgara Duvarların durumunu açıklamak için, kazılar biraz daha güneye ve batıya doğru uzatıldı. Izgara duvarların gelişmesi bir süre izlenmekle birlikte, kesin planlar ve bu alandaki yerleşme biçimi konusunda fazla şeyler söyleme olanağı maalesef yoktur. Ancak bu duvarların, yerleşmenin en dış halkasında olduğu kesindir.

A Açması'nın güneye doğru genişletilmesi sırasında, İTÇ'nin 12 no.lu yapısının batısında sürdürülen çalışmalarda, L şeklinde kalın bir duvar ve bu duvarın etrafında ENÇ'ye ait bazıları sağlam durumda kap kaçak ile obsidiyen çekirdekler ile obsidiyen, baskı yöntemiyle şekillendirilmiş, olağanüstü zarif bir mızrak ucu bulundu.

Gömü gelenekleri:
Yukarıda söylendiği gibi, ENÇ 3 yapı katının 8 no'lu evi içinde yanmış durumda 9 iskelete rastlanmıştır. 8. evin kapısının hemen dışında aynı döneme ait hoker durumunda toprağa verilmiş bir iskelet daha ele geçti. Böylece, son 10 yılda, sadece ENÇ 3 yerleşmesinde bulunmuş mezarların sayısı 20'yi geçti. ENÇ'de gömülerin kural olarak yerleşme dışına yapıldığı, bebek ve küçük çocuklarla bazı yetişkinlerin ise yerleşme içine gömüldükleri anlaşılmaktadır.

Çömlekçilik:
Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da, ENÇ 9 ve 8 katlarında çok az sayıda çç ele geçti. Bulunanların hepsi kapların karın kesimine ait küçük parçalar olduğundan, bu en erken katların çç formları konusunda fazla bilgi edinilemedi. 8 no.lu evin içinde çok sayıda tüm kap ele geçti. Bu yerleşmenin çç'si, daha önceki kazı mevsimlerinde bulunanlardan farksızdır. A Açması'nın güneyinde, ENÇ ve Geç Neolitik Çağ'a (GNÇ) ait olan yapı katlarında, bazıları tüm olan çç bulundu. Aynı kesimde, biraz daha üst katlardan karışmış olduğu anlaşılan, koyu gri hamurlu, yayvan tabaklara ait bir hayli parça ele geçti. Daha önceki yıllarda hiç rastlanmamış olan, dudaklarının üzerinde küçük, sivrice çıkıntılar olan bu değişik nitelikli çç'nin Geç Kalkolitik Çağa ait olduğu anlaşılmaktadır. Küçük buluntular arasında, 8. ev içinde sağlam durumdaki, yuvarlak yüzeyli bir baskı (ıstampa) damga mühür ile doğu yamaç yakınlarındaki ENÇ duvarları yakınında, yine yuvarlak bir damga mühür, ENÇ'nin tipik eserlerindendir.

Bademağacı ENÇ buluntuları arasında sayı bakımından önemli bir yer tutan kemik spatüla ve delgilerden bu yıl da bir hayli örnek ele geçti. Taş buluntular arasında, değişik boyda çok sayıda keski ve balta ile 8. evin içinden toplanmış çok sayıda taş boncuğu sayabiliriz. Çakmaktaşı ve obsidien aletler içinde konik biçimli dilgi çekirdekleri ile dilgiler ağırlıklı bir yer tutmaktadır. A Açması'nın güney kenarı yakınındaki ENÇ yıkıntısı içinde ele geçen çok ince bir mızrak ucu, olağanüstü zarif şekillendirilmiştir.

Bitki Kalıntıları:
Son senelerde olduğu gibi bu yıl da ENÇ 4 A yapı katında bol miktarda "kömürleşmiş yabani armut -ahlat- bulunmuştur.

İLK TUNÇ ÇAĞI YERLEŞMELERİ
Mimarlık: 2003 yılı çalışmaları sırasında, A Açması'nın güney kenarında İlk Tunç Çağı (İTÇ) 3 yapı katına ait 12. evin batı tarafında oldukça geniş alanlar kazıldı ve Kilise ile 2001 yılında açılmasına başlanan Orta Tunç Çağı (OTÇ) yerleşmesinin temel kalıntılarının bulunduğu alan birleştirildi. Yeni alanda İTÇ'nin 1, 2 ve 3. yapı katlarına ait olan çok sayıda bağımsız binaya ait duvarlar ortaya çıktı. Bunlardan İTC 2'ye ait olan bazı yapılar oldukça iyi anlaşılan planlar vermiştir.

Genel olarak megaroid planda olan bu yapılardan birinin ortasında çok iri bir çömlek ve ona bitişik olarak duran bir kantaros bulundu. Höyüğün eteklerinde açılan İTÇ 3'ye ait birbirine paralel çok sayıda duvarların ne tür planda yapılara ait olduğu kesin olarak anlaşılamadı. İTÇ yerleşmesinin bu alandaki görünümü, biraz kuzeyde daha eski kazı dönemlerinde kazılmış olan kesimdeki duruma hemen aynen benzemektedir.

Çömlekçilik:
İTÇ'nin tipik çç'si bu sene de çok sayıda örnek verdi. Bu arada gaga ağızlı tüm testiler ve 3 ayaklı küçük boy çömlek ilginç kaplardandır. Sağlam durumda bir idol, ağırşaklar, ağırlıklar, damga mühürler İTÇ'nin bu seneki buluntularından bazılarıdır.

ORTA TUNÇ ÇAĞI YERLEŞMELERİ
A Açması ile Kilise arasındaki alanda 2001 vede 2002 yıllarında başlanan Orta Tunç Çağı (OTÇ) yerleşmesi kazılarına 2003'de devam edilmedi, bu bakımdan bir önceki dönemde saptanan duruma eklenecek yeni bilgi yoktur.

KİLİSE ÇALIŞMALARI
Höyüğün en yüksek kesiminde yer alan Kilise'nin iç ve dış duvarlarının taşları, doğal nedenlerle büyük oranda bozulmuş durumda idi. Yapının tüm duvarlarının en üstteki taşları kireç-çimento harçla, fazla belli olmayacak şekilde yeniden elden geçirildi ve en üst sıraya aynı yöntemle bir taş sırası eklendi. Yapılan küçük ölçekli onarım sonucunda, Kilise oldukça iyi bir duruma getirildi ve duvarlardaki bozulmalar uzunca bir süre için ertelendi.

 Sonuçlar
2003 kazıları, Bademağacı'ndaki ENÇ ve İTÇ yerleşmelerinin özellikleri konusunda bazı yeni bilgiler edinilmesini sağlamıştır. Özellikle ENÇ 3'ün mimarisinin, yeni açılan 9. ev ile, çok monoton bir çizgi içinde olmadığı görülmüştür. Ayrıca bu yapının çok fazla tahrip olmaması ve geçirdiği yangın sırasında içindeki eşyanın boşaltılamaması nedeniyle, dönemin diğer niteliklerinin de öğrenilmesi mümkün olmuştur. İTÇ ve OTÇ dönemlerinin araştırılması için kazılmasına başlanan yeni alanda yoğun bir İTÇ yerleşmesinin varlığı saptanmıştır. Önümüzdeki yıllarda geliştirilecek çalışmalarla, yerleşmeler için tamamlayıcı yeni bilgiler edinileceğinden bu tabakaların diğer özellikleri kuşkusuz çok daha iyi öğrenilecektir.

Bademağacı Höyüğü kazılarının 11. yılında, açığa çıkartılmış mimari belgelerin olanaklar ölçüsünde uzun bir süre hem meslektaşlarımız tarafından görülebilmesi, hem de 'Kültür Turizm'i açısından anlaşılır durumda korunabilmesi için, kazı mevsimi sonunda hemen tüm yapı kalıntıları önce naylon örtüyle kapatılmış sonra üzeri toprakla örtülmüştür. Ayrıca İTÇ taş temellerinin bir kısmının yıkılmasını önlemek açısından, duvarların hemen dış kenarlarına destek (istinat) duvarları örülmüştür. Umudumuz, alınan önlemlerle, taşınmaz belgelerin bozulması önemli oranda yavaşlayacaktır. Kazı alanının tümüyle kafes teliyle çevrilmiş olmasının da, bu amaca ulaşılmada yararlı olacağını tahmin ediyoruz.

Önceki Sayfa PDF belgesi olarak a Makaleyi Yazdır