Ana Sayfa Sayılar Sipariş Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Akmed Adalya Web Site
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 
ANMED Sayı: 2005-3
 
Burdur İli Yüzey Araştırmaları 2004
Mehmet ÖZSAİT
 

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izni ile, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi adına, Üniversitemiz Araştırma Fonu’nun maddi desteği ve Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü’nün (AKMED) katkılarıyla bu yılki yüzey araştırmaları 02/18.08.2004 tarihleri arasında, Burdur İli’nin Merkez İlçe, Karamanlı, Tefenni, Yeşilova, Gölhisar, Çavdır ve Kemer ilçeleri, kasaba ve köylerinde yapılmıştır. Başkanlığım altında sürdürülen araştırmalarda, Arkeolog N. Özsait, Yrd. Doç. Dr. Ö. Koçak, Dr. G. Labarre, öğrencilerimizden Ö. Özdemir, H. Oy, İ. Baytak, P. Ercan, S. Kaymakçı’dan oluşan ekibimize Bakanlık Temsilcisi olarak H. Çalışkan katılmıştır. Araştırmalarımızı destekleyen Üniversitemiz Bilimsel Araştırma Projeleri Yürütücü Sekreterliği’ne, özveriyle çalışan tüm ekibimize teşekkür borçluyum. Ayrıca, Burdur’daki araştırmalarımız sırasında ilgi ve yardımlarını esirgemeyen Vali Sayın C. Direkçi’ye, Kültür ve Turizm Müdürü S. Erdoğan’a, Müze Müdürü H. A. Ekinci’ye ve Karamanlı’da ekibimize her türlü kolaylığı sağlayan Belediye Başkanı İ. Mergen’e tüm kalbimle teşekkür ederim.

Bu yılki yüzey araştırmaları şu şekilde özetlenebilir:
Önce, Karamanlı İlçesi’nin güneybatısındaki dağlık kesimde, Ardıçlık Mevkii’nde, önceki yıllardaki araştırmalarımızda gördüğümüz dört kaya mezarı bulunarak incelenmiştir. Gerek mezarlarının durumlarından ve gerekse çevrelerinde bulduğumuz keramiklerden bunların Roma Çağı’na ait olduğu anlaşılmaktadır. Karamanlı’nın Cafer Mahallesi’nde, Şeyh Salih Camii’nin bahçesindeki eski mescidin balkonunu taşıyan ahşap direklerin alt kaidesi olarak kullanılmış olan Roma Çağı’na tarihleyebildiğimiz, Poseidon’a ait bir ithaf kitabesi bulunarak incelenmiştir. Türk ahşap mimari dokusunu taşıyan Mescidin, aslına uygun olarak restorasyonunu geçmişimize bir vefa borcu olarak görüyoruz. Önceki araştırmalarımızda, Karamanlı Barajı’nın doğusunda, Veyselin Taşı ya da Gedikyapı olarak adlandırılan kayalık alanın üzerinde İlk Tunç Çağı 2 ve Roma Çağı yerleşmeleri tespit edilmişti. Bu kesimin 200 m. kadar kuzeybatısında bir Kybele kült merkezinin kalıntıları da bulunmuştur. Bölgede az görülen bu kutsal alan üzerindeki çalışmalar sürdürülmektedir.

 Karamanlı’nın 7 km. kuzey-doğusunda yer alan Kağılcık Köyü ve yakın çevresi ayrıntılı olarak incelenmiştir. Burada tahrip edilen ve İlk Tunç Çağ’dan Roma Çağı’na kadar buluntular veren Kağılcık Höyük (İTÇ+DÇ+Roma ve Geç Antik Çağ) dışında, köyün kuzey-doğusunda Kalecik Altı (DÇ+Geç Roma Çağı) ve güneyinde Pazar Tepesi’nde (=Keşkek Tepesi) Tunç Çağı ve Roma Çağı yerleşmeleri (Res. 1) ve Pazar Tepesi yerleşmesinin yer aldığı dağın kuzey eteklerinde Dibek Taşı adı da verilen kesiminde, ana kayaya oyulmuş, kırılmış kaya lahit mezarları ve üst kısmı kırılmış, olasılıkla bir kartala ait olduğu anlaşılan, iki pençeli gövde kalıntısı görülmüştür. Bunlar üzerinde çalışmalar sürdürülmektedir.

Karamanlı İlçesi’nin 13 km. güneydoğusunda yer alan Kayalı Köyü’nün güneydoğusunda, Kocapınar Dağı’nın batı uzantısında, Beşiktepe ve onun karşısındaki sırtta daha önce tespit edilen Kayalı I ve Kayalı II olarak adlandırılan iki İlk Tunç Çağı yerleşmesinin tarım nedeniyle hayli tahrip edildiği tespit edilmiştir.

İlçenin doğusunda yer alan Karataş Gölü’nün güney kıyısında, önceki yıllarda tespit ettiğimiz Yenice Höyük yeniden incelenmiştir. Bir Son Neolitik-İlk Kalkolitik Çağ yerleşmesi olan Yenice Höyük, baraj yolu yapımı sırasında güneyinden toprak alınarak tahrip edilmişti. Aynı zamanda, Kılavuzlar Köyü’ne giden tarla yolunun üzerinden geçtiği Yenice Höyüğün İ.Ö I. binyılı yerleşmelerinin bulunduğu kuzey kesimi de, son yıllarda genişleyen Karataş Gölü’nün suları altında kalmıştır. Tefenni İlçe araştırmalarında öncelikle, daha önce arkeoloji literatürüne geçmiş olan Yuvalak Köyü kaya kabartmaları ve köyün çevresindeki diğer kaya kabartmaları da incelenmiş, ölçüleri alınmış ve resimleri çekilmiştir. Köyün 1 km. kadar kuzeybatısında bulunan Büyük ve Küçük Asar olarak bilinen yerler araştırılmış, bunlardan Büyük Asar üzerinde Roma Çağı yerleşmesine ait keramikler görülmüştür. Aynı şekilde Tefenni çevresinde, 19. yy.’ın sonlarından beri bilinen, Tefenni kaya kabartmaları incelenmiş, çalışması yapılmıştır.

 İlçenin 15 km. kadar güneydoğusunda yer alan Başpınar Köyü araştırılmış, burada, köyün 500 m. kuzeydoğusunda bulunan Akin Dağı’nın eteklerindeki bir kaya yüzüne alçak kabartma şeklinde yapılmış bir kaya kabartmasının tahrip edildiğini görülmüştür. Tefenni İlçesi’nin 13 km. kadar güneydoğusunda yer alan Çaylı Köyü araştırılmış, burada, Çaylı Köyü’nün 8 km. kadar güneydoğusundaki, Yellik Yaylası’nda, bir Roma Çağı yerleşmesinin yanı sıra, çok geniş bir alana yayılmış olan bir Nekropol bulunmuştur (Res. 2). İncelemelerimizde, Roma Çağı’na ait olduğunu gördüğümüz lahitlerin önemli bir kısmı tahrip edilmiş durumdadır.

Daha önceki yıllarda tespit ettiğimiz ve yayınladığımız, Burdur’un 75 km. güneybatısında, Tefenni’nin 8 km. güneydoğusunda yer alan Seydiler Köyü’nün 2 km. kuzeybatısındaki Seydiler Höyüğü (SN-İlk Kalkolitik+ İTÇ+DÇ+Roma) ile Tefenni İlçesi’nin 3 km. kuzeybatısında, Sazak Köyü’nde yer alan ve Asar Tepe’nin de (SN-İlk Kalkolitik+İTÇ+DÇ+Hellenistik-Roma) tahrip edildiği görülmüştür.

Burdur Merkez İlçe ve Yeşilova İlçesi arasında yer alan Yarışlı Gölü çevresi sistematik olarak araştırılmış, burada 20. yy.’ın başından beri bilinen ve aynı zamanda tescil de edilmiş olan Düğer Büyükada Tepe ve kaya mezarı ile, biri Herakles’e ait olan iki kaya kabartması incelenmiş, fakat ikinci kabartmanın kırıldığı görülmüştür. Ayrıca bu kesimde, Yarışlı Gölü’nün kuzeydoğu kıyısında yer alan ve önceki yıllarda tespit ettiğimiz Çallıca (İTÇ) ile Yağlıyurt (İTÇ) yerleşmeleri de yeniden incelenmiştir. Çallıca Kayalığı’nın doğu ve kuzeydoğusunda 1974 yılından beri varlığını bildiğimiz Tunç Çağı mezarlığının tarım nedeniyle hayli tahrip edildiği görülmüştür. Yarışlı Gölü’nün güney kıyısında, Kocapınar Köyü’nün 1 km. kadar kuzeybatısında, göle bakan kayalık sırt üzerinde Hacılar tipi boyalı keramik veren bir İlk Kalkolitik Çağ ve Roma Çağı yerleşmesi (Kocapınar Höyük) tespit edilmiş, buradaki araştırmalarımız sırasında, Kocapınar yerleşmesinin hemen güneydoğusunda yükselen dağ üzerinde bir İlk Tunç Çağı ve Roma Çağı yerleşmesi (Büyük Asar) daha bulunarak incelenmiştir. İşaret ettiğimiz her iki yerleşme de, tarım ve kaçak kazılarla tahrip edilmiştir.

 Burdur’un 60 km. güneydoğusunda yer alan Yeşilova İlçesi’nin doğusunda bulunan Sazak, Gençali, Çuvallı ve Karaatlı köyleri de araştırılmış, Sazak Köyü’nün 2 km. kadar kuzeydoğusunda önceden tespit ettiğimiz Sazak Höyüğü araştırıldıktan sonra, köyün 3.5 km. güneydoğusunda, Yarışlı Gölü’nün 1.5 km. güneyinde ve Darmık Dağı’nın kuzey yamacında tespit ettiğimiz yerleşmeye mevkiin adından dolayı Sazak-Köyyeri ismi verilmiştir (Res. 3). Oldukça geniş bir alana yayıldığını izlediğimiz yerleşmenin yüzeyinde iyi bir işçilik gösteren İlk Tunç Çağı keramikleri, ayrıca köy içinde, köy kahvesinin subasman tabanına yerleştirilmiş bir yazıt ve göl kıyısında mimari yapı elemanları ile yazıtlı bir lahit kapağı bulunmuştur.

Yine Darmık Dağı’nın kuzeydoğu eteklerinde, Çöğürlü-Bucak Mevkii’ni, Sarıtaş’ın (Pekmez) önündeki Mehrap Yeri ayrıca, köy kahvesinin önünde duran yazılı taşın geldiği yer de araştırılmıştır. 35 yıl önce Sazak-Kocapınar yolu açılırken, yazıtla birlikte, lahit kapağı ve yapıtaşları gibi bazı mimari elemanların İnceburun Mevkii’nden çıktığı öğrenilmiştir. Bu çevrede yaptığımız araştırmalarda, kayaya oyulmuş kırık bir lahit teknesinden başka kayda değer bir buluntuya rastlanılmamıştır. Yeşilova’nın Karaatlı Köyü sınırları içinde, daha önceden tespit ettiğimiz Düden Höyük, Halkalı (Sarıca) ve Çuvallı höyükleri yeniden incelenmiştir. Düden ve Halkalı höyüklerinin tarım nedeniyle, kayalık bir zemin üzerinde kurulmuş olan Çuvallı Höyüğün de mermer çıkarmak amacıyla önemli ölçüde tahrip edildiği tesbit edilmiştir.

Karaatlı Köyü’nün 1 km. doğusunda, Çuvallı Köyü’nün ise 3.5 km. kuzeybatısında, Samut Mevkii olarak bilinen kesimde bir İlk Tunç Çağı yerleşmesi tespit edilmiştir. Bugün de suyu bol olan bir kaynağın kuzeyinde yer alan yerleşme, tarım nedeniyle çok tahrip edilmiştir. Samut Höyüğün 800 m. kadar doğusunda, Bayırbaşı Köyü’nün güneydoğusundaki dağlık sırtta, Köyyeri denilen mevkide yine bir İlk Tunç Çağı yerleşmesi bulunmuştur, geniş bir alanda, fakat çok dağınık olarak bulunan keramiklerden, bugün fundalık olan bu yerleşmenin de zaman içinde çokça tahrip edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda işaret edildiği gibi, Yassıgüme, Hacılar, Çamur, Hüyükköy, Karamusa, Mürseller-Bademli, Çaltepe, Gençali, Mancar, Uylupınar, Yarıköy, Çavdır, Yakalar-Telli, Kozluca, Gençali, Höyük, Beyköy, Gölde, Aziziye gibi höyükler; Hadriani, Olbasa, Şeref (Komama), Çaltepe örenyerleri; Karaevli, Karaatlı gibi tümülüsler ziyaret edilerek son durumlarını belirlemek için fotoğraşarı çekilmiş ayrıca, bu kabil araştırmalara süreklilik kazandı rabilmek amacıyla, bu yerler, ekibimizde yer alan genç elemanlara da tanıtılmıştır.

Göller Bölgesi’nin bu kesiminde yaptığımız on yedi günlük araştırmada yine, bölgenin kültür tarihi ve kültür envanteri yönünden küçümsenemeyecek bulgular elde edilmiştir. Araştırmalar henüz sonlandırılmamıştır; gelecek yıl aynı şekilde devam edecektir. Yerleşme yerlerinin hızlı bir şekilde ve değişik nedenlerle tahrip edilmiş olması üzücüdür. Tahribatın önüne ancak, yerel yönetimlerle daha sıkı bir işbirliği ve araştırmalara ağırlık verebilecek şekilde kaynak ayrılmasıyla geçilebilecektir. Hal böyle olunca da, bölgenin araştırılmasının ve kültür envanterinin daha çabuk tamamlanabileceği düşüncesindeyiz.

Önceki Sayfa PDF belgesi olarak a Makaleyi Yazdır